<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[SanaLWorld.Net Knight Online Pvp Serverler Tanıtımı - OnlineHile - Mitoloji]]></title>
		<link>https://www.sanalworld.net/</link>
		<description><![CDATA[SanaLWorld.Net Knight Online Pvp Serverler Tanıtımı - OnlineHile - https://www.sanalworld.net]]></description>
		<pubDate>Sun, 19 Apr 2026 12:11:41 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Himera nedir?]]></title>
			<link>https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4601</link>
			<pubDate>Thu, 04 Sep 2025 02:25:25 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.sanalworld.net/member.php?action=profile&uid=1">TheLost</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4601</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Diğer adıyla "Chimaira", bir canavardır.</span></span></span><br />
</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Ehidna ile canavar Typhon'dan meydana gelmiştir, ağzından ateşler saçan, büyük, hızlı ve güçlü, bir aslan, bir keçi ve bir de ejder başına sahip, ön kısmı aslan, orta kısmı keçi ve arka kısmı bir ejderdir. Pegasos ile cesur Bellerophontes onu alt edebilmiştir.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Etrüsklü bir sanatçının bu karma yaratığı nasıl düşündüğünü Arezzo'nun ünlü Chimaira'sı göstermektedir (M.Ö. 420 civarı, Roma, bronz, Floransa, Ulusal Müze). Saldırıya geçmekte olan hayvan, büyük bir olasılıkla Pegasos ve Bellerophontes'un da yer aldığı bir grubun parçasıydı. Bellerophontes ile Chimaira'nın savaşması çok sayıdaki vazo resmine konu olmuştur; Vulci'den gelme bir kraterin üzerinde bu sahne olağanüstü güzel resmedilmiştir (M.Ö. 5. yy., Roma, Museo di Villa Giulia). Günümüzde bir Chimera'dan bahsedildiğinde, bununla hayal ürünü bir yaratık anlatılmak istenir.</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Diğer adıyla "Chimaira", bir canavardır.</span></span></span><br />
</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Ehidna ile canavar Typhon'dan meydana gelmiştir, ağzından ateşler saçan, büyük, hızlı ve güçlü, bir aslan, bir keçi ve bir de ejder başına sahip, ön kısmı aslan, orta kısmı keçi ve arka kısmı bir ejderdir. Pegasos ile cesur Bellerophontes onu alt edebilmiştir.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Etrüsklü bir sanatçının bu karma yaratığı nasıl düşündüğünü Arezzo'nun ünlü Chimaira'sı göstermektedir (M.Ö. 420 civarı, Roma, bronz, Floransa, Ulusal Müze). Saldırıya geçmekte olan hayvan, büyük bir olasılıkla Pegasos ve Bellerophontes'un da yer aldığı bir grubun parçasıydı. Bellerophontes ile Chimaira'nın savaşması çok sayıdaki vazo resmine konu olmuştur; Vulci'den gelme bir kraterin üzerinde bu sahne olağanüstü güzel resmedilmiştir (M.Ö. 5. yy., Roma, Museo di Villa Giulia). Günümüzde bir Chimera'dan bahsedildiğinde, bununla hayal ürünü bir yaratık anlatılmak istenir.</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Juventas Kimdir?]]></title>
			<link>https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4600</link>
			<pubDate>Thu, 04 Sep 2025 02:24:59 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.sanalworld.net/member.php?action=profile&uid=1">TheLost</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4600</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Juventas, Roma mitolojisinde gençlik tanrıçası. Jupiter ile Juno'nun kızıdır. </span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Herkül tanrı olduktan sonra onunla evlenmiştir. Ayrıca, Ganymede yerini alana kadar Olimpos'da tanrılara, tanrı yiyeceği olan nektarı sunmakla görevliydi.</span></span><br />
</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Çoğunlukla elinde bir kase ile nektar sunan genç bir kadın olarak resmedilir. Bazı yerlerde Herkül'ün karısı olarak resmedildiği de olmuştur. yunan mitolojisindeki Hebe'ye denk gelir.</span></span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Juventas ile Hebe arasında Romalılara özgü geleneklerden ileri gelen farklılıklar vardır: Çocukluk çağından genç erkeklik çağına geçenler Juventas'a bir metal para adakta bulunurlardı.</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Juventas, Roma mitolojisinde gençlik tanrıçası. Jupiter ile Juno'nun kızıdır. </span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Herkül tanrı olduktan sonra onunla evlenmiştir. Ayrıca, Ganymede yerini alana kadar Olimpos'da tanrılara, tanrı yiyeceği olan nektarı sunmakla görevliydi.</span></span><br />
</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Çoğunlukla elinde bir kase ile nektar sunan genç bir kadın olarak resmedilir. Bazı yerlerde Herkül'ün karısı olarak resmedildiği de olmuştur. yunan mitolojisindeki Hebe'ye denk gelir.</span></span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Juventas ile Hebe arasında Romalılara özgü geleneklerden ileri gelen farklılıklar vardır: Çocukluk çağından genç erkeklik çağına geçenler Juventas'a bir metal para adakta bulunurlardı.</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Eurystheus Kimdir?]]></title>
			<link>https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4599</link>
			<pubDate>Thu, 04 Sep 2025 02:24:43 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.sanalworld.net/member.php?action=profile&uid=1">TheLost</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4599</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Eurystheus, Yunan mitolojisinde Argos Kralı Sthenelos ve Nikippe'in oğlu.</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"> Herakles efsanesinde büyük bir rol oynayan zalim kral. Eurystheus, Amphitryon'un kuzeni ve onun gibi Perseus'un torunudur. Zeus, aklındaki şampiyon için Alkmene'yi Herakles'e gebe bırakınca, kıskanç Hera'nın oyunuyla Perseus torunlarından ilk doğacak olanın krallık elde edeceğini bildirir. Hera da doğacağını bildiği Herakles'in kral olmasını önlemek için, doğum tanrıçası Eileithyia ve Moiraların yardımıyla Eurystheus'un yedi aylıkken doğmasını sağlar. Zeus'un bunu görmemesi için de Ate'yi görevlendirir. Böylece Perseus soyundan doğan ilk çocuk Eurystheus Tiryns, Mykene ve Argolis bölgesine kral olur ve Herakles'i buyruğu altına alarak, onu Herakles'in on iki görevi denen bir sürü güç işler başarmaya zorlar.</span></span><br />
</span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Herakles büyük kahramanlıklarını hep Eurystheus'un emriyle ve Eurystheus'un çıkarlarına yapar. Onu kıskanan aman vermez kral Herakles'e eziyet etmekten hoşlanmaktadır. Herakles öldükten sonra, Eurystheus onun soyunu Mykene'den kovar. Hyllus liderliğindeki birçok Herakles oğullarını Atina'ya kaçmaya çalışırken öldürür. Bir süre sonra Heraklesoğullarının savaş ortağı olan Atina'ya karşı sefere çıkar, ama Ioalos tarafından öldürülür. Zalim kralın kafası Alkmene'ye getirilince, gözlerini oyar. Yaygın inanışa göre öldükten sonra kafasının buruş buruş olmuş ördek yavrusunun kafasına benzemiştir.</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Eurystheus, Yunan mitolojisinde Argos Kralı Sthenelos ve Nikippe'in oğlu.</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"> Herakles efsanesinde büyük bir rol oynayan zalim kral. Eurystheus, Amphitryon'un kuzeni ve onun gibi Perseus'un torunudur. Zeus, aklındaki şampiyon için Alkmene'yi Herakles'e gebe bırakınca, kıskanç Hera'nın oyunuyla Perseus torunlarından ilk doğacak olanın krallık elde edeceğini bildirir. Hera da doğacağını bildiği Herakles'in kral olmasını önlemek için, doğum tanrıçası Eileithyia ve Moiraların yardımıyla Eurystheus'un yedi aylıkken doğmasını sağlar. Zeus'un bunu görmemesi için de Ate'yi görevlendirir. Böylece Perseus soyundan doğan ilk çocuk Eurystheus Tiryns, Mykene ve Argolis bölgesine kral olur ve Herakles'i buyruğu altına alarak, onu Herakles'in on iki görevi denen bir sürü güç işler başarmaya zorlar.</span></span><br />
</span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Herakles büyük kahramanlıklarını hep Eurystheus'un emriyle ve Eurystheus'un çıkarlarına yapar. Onu kıskanan aman vermez kral Herakles'e eziyet etmekten hoşlanmaktadır. Herakles öldükten sonra, Eurystheus onun soyunu Mykene'den kovar. Hyllus liderliğindeki birçok Herakles oğullarını Atina'ya kaçmaya çalışırken öldürür. Bir süre sonra Heraklesoğullarının savaş ortağı olan Atina'ya karşı sefere çıkar, ama Ioalos tarafından öldürülür. Zalim kralın kafası Alkmene'ye getirilince, gözlerini oyar. Yaygın inanışa göre öldükten sonra kafasının buruş buruş olmuş ördek yavrusunun kafasına benzemiştir.</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yunak İyesi | Türk Mitolojisi]]></title>
			<link>https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4598</link>
			<pubDate>Thu, 04 Sep 2025 02:24:29 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.sanalworld.net/member.php?action=profile&uid=1">TheLost</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4598</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Yunak İyesi, Türk, Tatar ve Altay mitolojilerinde ve halk inancında hamamın koruyucu ruhu.</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"> Değişik lehçelerde ve şivelerde Yonak, Yunça (Munşa, Monço, Munça) İyesi / Eğesi / Ezi / Issı / İççisi şeklinde de söylenir. Hamam İyesi olarak da tanınır. Ayrıca Banyo Ruhu anlamında Cağ (Cağlık) İyesi veya Çimek İyesi olarak da bilinir. Kısa boylu bir ihtiyar kılığında olduğuna inanılır. İnsanlara temizliği öğretir. Güneş battığı zaman ve gece yarısı hamama girilmez, çünkü bu saatte İye kendisi yıkanır. Hamamda yıkanırken kişi yüzünü sabunladıktan sonra temiz su dolu leğeni bulamazsa ya da hamamdan gitmek üzereyken ayakkabılarının kaybolduğunu görürse, bunlar onun şakalarıdır. Tatar Türkleri, hamamda yıkandıktan sonra her şeyi temizleyip, eşyaları yerine kaldırırlar ve “Yunağın ısısı sana, huzuru bana!” diyerek çıkarlar.</span></span><br />
</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Etimoloji</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">(Mun/Yun) kökünden türemiştir. Yunak hamam demektir. Yunmak sözcüğü yıkanmak temizlenmek anlamlarına gelir. Yunup sözcüğü eski Türkçede abdest demektir.</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Yunak İyesi, Türk, Tatar ve Altay mitolojilerinde ve halk inancında hamamın koruyucu ruhu.</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"> Değişik lehçelerde ve şivelerde Yonak, Yunça (Munşa, Monço, Munça) İyesi / Eğesi / Ezi / Issı / İççisi şeklinde de söylenir. Hamam İyesi olarak da tanınır. Ayrıca Banyo Ruhu anlamında Cağ (Cağlık) İyesi veya Çimek İyesi olarak da bilinir. Kısa boylu bir ihtiyar kılığında olduğuna inanılır. İnsanlara temizliği öğretir. Güneş battığı zaman ve gece yarısı hamama girilmez, çünkü bu saatte İye kendisi yıkanır. Hamamda yıkanırken kişi yüzünü sabunladıktan sonra temiz su dolu leğeni bulamazsa ya da hamamdan gitmek üzereyken ayakkabılarının kaybolduğunu görürse, bunlar onun şakalarıdır. Tatar Türkleri, hamamda yıkandıktan sonra her şeyi temizleyip, eşyaları yerine kaldırırlar ve “Yunağın ısısı sana, huzuru bana!” diyerek çıkarlar.</span></span><br />
</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Etimoloji</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">(Mun/Yun) kökünden türemiştir. Yunak hamam demektir. Yunmak sözcüğü yıkanmak temizlenmek anlamlarına gelir. Yunup sözcüğü eski Türkçede abdest demektir.</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yurt İyesi | Türk Mitolojisi]]></title>
			<link>https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4597</link>
			<pubDate>Thu, 04 Sep 2025 02:24:09 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.sanalworld.net/member.php?action=profile&uid=1">TheLost</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4597</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Yurt İyesi – Türk, Moğol ve Altay halk inancında Memleket Ruhu.</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"> Yort İyesi olarak da söylenir. Aslında Ev İyesi ile de bağlantılıdır. Çünkü yurt aynı zamanda çadır demektir. Anlam genişlemesiyle vatanın koruyucu ruhu anlamına da geldiği de söylenebilir. Kimi kültürlerde çadırdaki ocakta yaşadığına inanılır.</span></span><br />
</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">İl İyesi</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">İl İyesi - Türk ve Altay halk inancında vilayet ruhu. Hula (Kula) İyesi ve Moğolca Kota Ezen olarak da bilinir. Yurt İyesi'ne çok benzer ve bağlantılı bir varlıktır. Şehrin veya bir yerleşim biriminin koruyucu ruhudur. Her şehir için farklı bir İye vardır. Şehir adları farklı biçimlerde oluşturulabilir. Örneğin Almatı şehrinin adı Alma Ata adlı koruyucu ruhun / evliyanın adından gelir. El/İl kelimesi türkçede şehir, vilayet veya ülke demektir.</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Etimoloji</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">(Yur/Yor/Yör) kökünden türemiştir. Moğolcada çadır demektir. Türkçede anlam kaymasına uğrayarak vatan, memleket anlamlarını içerir hale gelmiştir.</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Yurt İyesi – Türk, Moğol ve Altay halk inancında Memleket Ruhu.</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"> Yort İyesi olarak da söylenir. Aslında Ev İyesi ile de bağlantılıdır. Çünkü yurt aynı zamanda çadır demektir. Anlam genişlemesiyle vatanın koruyucu ruhu anlamına da geldiği de söylenebilir. Kimi kültürlerde çadırdaki ocakta yaşadığına inanılır.</span></span><br />
</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">İl İyesi</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">İl İyesi - Türk ve Altay halk inancında vilayet ruhu. Hula (Kula) İyesi ve Moğolca Kota Ezen olarak da bilinir. Yurt İyesi'ne çok benzer ve bağlantılı bir varlıktır. Şehrin veya bir yerleşim biriminin koruyucu ruhudur. Her şehir için farklı bir İye vardır. Şehir adları farklı biçimlerde oluşturulabilir. Örneğin Almatı şehrinin adı Alma Ata adlı koruyucu ruhun / evliyanın adından gelir. El/İl kelimesi türkçede şehir, vilayet veya ülke demektir.</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Etimoloji</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">(Yur/Yor/Yör) kökünden türemiştir. Moğolcada çadır demektir. Türkçede anlam kaymasına uğrayarak vatan, memleket anlamlarını içerir hale gelmiştir.</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Zada Han | Türk Mitolojisi]]></title>
			<link>https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4596</link>
			<pubDate>Thu, 04 Sep 2025 02:23:53 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.sanalworld.net/member.php?action=profile&uid=1">TheLost</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4596</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Zada Han, Türk, Moğol ve Altay mitolojisinde Rüzgâr Tanrısı. Yada Han olarak da bilinir. Moğollar Zasa Han derler.</span></span></span><br />
</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="color: Red;" class="mycode_color">Özellikleri</span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Rüzgârlar ve fırtınalar onun emrindedir. 13 rüzgârın kesiştiği yerde yaşar. Yağmur yağdırır, fırtınalar estirir. ya da Taşı’nın sahibi ve hakimidir. Rüzgârların üzerine bir ata biner gibi binip yolculuklar yapar. İstediği yere böylece bir anda ulaşır. Kahverengi bir atı vardır ver bu atın şahin kanatları bulunur. Onunla birlikte rüzgârları sürer. Moğollara göre bu Tanrı Boğa kılığına girer. ya da taşı doğa olaylarını kontrol edebilen, özellikle de yağmur yağdırabilen büyülü bir taştır ve kamların kullanabilmesi için yeryüzüne Zada Han tarafından gönderilir.</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="color: red;" class="mycode_color">Zada Taşı</span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Yada Taşı (Zada Taşı) Türk halk inancında yağmur yağdıran büyü taşıdır. Zada Han'ın bu taşın koruyucusu olduğuna inanılır. Bu taşı eline geçiren istediği gibi yağmur ve kar yağdırılabilir, hava olaylarına tesir edilebilir. Yağmur, kar ve don getirebilir. Yumruk büyüklüğünde ve koyu renklidirler. Üzerleri damar damar çizgilidir. Soğukturlar. İçinden sesler gelir fakat içi boş değildir. Kullanıldıkça zayıflar ve gücü geçer.</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="color: red;" class="mycode_color">Etimoloji</span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">(Yad) kökünden türemiştir. Dışarı anlamı vardır. İnsanın gücünün dışındaki olayları ifade eder. Moğolca Zad mızrak demektir. Zavar ise esinti anlamı taşır. Zasa/Dasa ise eski Moğolcada cezalandırmak demektir. Mançuca Dasa kelimesi de düzeltmek manası taşır.</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Zada Han, Türk, Moğol ve Altay mitolojisinde Rüzgâr Tanrısı. Yada Han olarak da bilinir. Moğollar Zasa Han derler.</span></span></span><br />
</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="color: Red;" class="mycode_color">Özellikleri</span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Rüzgârlar ve fırtınalar onun emrindedir. 13 rüzgârın kesiştiği yerde yaşar. Yağmur yağdırır, fırtınalar estirir. ya da Taşı’nın sahibi ve hakimidir. Rüzgârların üzerine bir ata biner gibi binip yolculuklar yapar. İstediği yere böylece bir anda ulaşır. Kahverengi bir atı vardır ver bu atın şahin kanatları bulunur. Onunla birlikte rüzgârları sürer. Moğollara göre bu Tanrı Boğa kılığına girer. ya da taşı doğa olaylarını kontrol edebilen, özellikle de yağmur yağdırabilen büyülü bir taştır ve kamların kullanabilmesi için yeryüzüne Zada Han tarafından gönderilir.</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="color: red;" class="mycode_color">Zada Taşı</span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Yada Taşı (Zada Taşı) Türk halk inancında yağmur yağdıran büyü taşıdır. Zada Han'ın bu taşın koruyucusu olduğuna inanılır. Bu taşı eline geçiren istediği gibi yağmur ve kar yağdırılabilir, hava olaylarına tesir edilebilir. Yağmur, kar ve don getirebilir. Yumruk büyüklüğünde ve koyu renklidirler. Üzerleri damar damar çizgilidir. Soğukturlar. İçinden sesler gelir fakat içi boş değildir. Kullanıldıkça zayıflar ve gücü geçer.</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="color: red;" class="mycode_color">Etimoloji</span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">(Yad) kökünden türemiştir. Dışarı anlamı vardır. İnsanın gücünün dışındaki olayları ifade eder. Moğolca Zad mızrak demektir. Zavar ise esinti anlamı taşır. Zasa/Dasa ise eski Moğolcada cezalandırmak demektir. Mançuca Dasa kelimesi de düzeltmek manası taşır.</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tike Kimdir?]]></title>
			<link>https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4595</link>
			<pubDate>Thu, 04 Sep 2025 02:23:30 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.sanalworld.net/member.php?action=profile&uid=1">TheLost</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4595</guid>
			<description><![CDATA[Tike (Yunanca: Τύχη (tihi), talih), Yunan mitolojiside bir kentin talihini ve genel olarak refahını ve kaderini belirleyen şans tanrıçası.<br />
<br />
Çıkışı ile ilgili olarak Hermes ve Afrodit'in kızı olmasının yanı sıra başka kaynaklara göre Okeanos adlı Titan'ın kızı olarak da anılmaktadır.<br />
<br />
Ege bölgesinde Helenistik çağda yer alan kentlerin madeni paralarında görüntüsüne sıkça rastlanır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Tike (Yunanca: Τύχη (tihi), talih), Yunan mitolojiside bir kentin talihini ve genel olarak refahını ve kaderini belirleyen şans tanrıçası.<br />
<br />
Çıkışı ile ilgili olarak Hermes ve Afrodit'in kızı olmasının yanı sıra başka kaynaklara göre Okeanos adlı Titan'ın kızı olarak da anılmaktadır.<br />
<br />
Ege bölgesinde Helenistik çağda yer alan kentlerin madeni paralarında görüntüsüne sıkça rastlanır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tityos Kimdir?]]></title>
			<link>https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4594</link>
			<pubDate>Thu, 04 Sep 2025 02:23:08 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.sanalworld.net/member.php?action=profile&uid=1">TheLost</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4594</guid>
			<description><![CDATA[Tityos ya da Tityus (Yunanca: Τιτυός), Yunan mitolojisinde bir dev.<br />
<br />
Zeus'un oğlu bir melezdir. Annesi Elara'nın yaşadığı mağaradaki gazlar çocuğu etkilemiş; büyüyüp annesini onu karnında taşıyamayacak hale getirmiş ve onu öldürmüştür.<br />
<br />
Gaia, Tityos'a gönüllü annelik etmiştir ve çocuk, mağara kuvöz haline gelene kadar büyümüştür. Tityos yeryüzüne çıktığında melezden çok deve benziyordu. Hera onu Apollon'un annesi Leto'yu öldürmek için kullanmaya çalışmıştır fakat Apollon onu vurunca ölmüştür.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Tityos ya da Tityus (Yunanca: Τιτυός), Yunan mitolojisinde bir dev.<br />
<br />
Zeus'un oğlu bir melezdir. Annesi Elara'nın yaşadığı mağaradaki gazlar çocuğu etkilemiş; büyüyüp annesini onu karnında taşıyamayacak hale getirmiş ve onu öldürmüştür.<br />
<br />
Gaia, Tityos'a gönüllü annelik etmiştir ve çocuk, mağara kuvöz haline gelene kadar büyümüştür. Tityos yeryüzüne çıktığında melezden çok deve benziyordu. Hera onu Apollon'un annesi Leto'yu öldürmek için kullanmaya çalışmıştır fakat Apollon onu vurunca ölmüştür.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Troilos Kimdir?]]></title>
			<link>https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4593</link>
			<pubDate>Thu, 04 Sep 2025 02:22:38 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.sanalworld.net/member.php?action=profile&uid=1">TheLost</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4593</guid>
			<description><![CDATA[Troilos, Priamos ile Hekabe'nin en küçük oğlu, Troyalı prens.<br />
İlyada'da savaştan önce öldüğü söylenmişse de nasıl olduğu anlatılmamıştır. Kehanete gore Troilos yetişkinliğe ulaşırsa, Troya asla ele geçirilemeyecekti. Truva savaşından önce, kız kardeşi Polyksene ile yaptığı bir gezi sırasında, Pallas Athena'nin kehaneti anlattığı ve Truva'nın daha kolay alınması için öldürmesini söylediği Akhilleus'un takibi sonucu kaçtığı Apollon Tapınağı'nda yine Akhilleus tarafından başı kesilerek öldürülmüş, bedeni parçalanmıştır. Troilos eğer yetişkin olsaydı, tarihin gördüğü ve göreceği en büyük savaşçı olacaktı. Oğlu Turcus ise Orta çağ'da yaygın bir inanışa göre Truva yıkıldıktan sonra Orta Asya'ya giderek Türk ulusunun temellerini atmıştır. Fatih Sultan Mehmet ile kardinal İsidore arasındaki mektuplaşmalarda bu meseleye değinilmiştir.<br />
<br />
Akhilleus'un ölümüne, Hubris'e karşı işlediği bu suçtan dolayı Paris'in attığı oka yön veren Apollon'nun sebep olduğu söylenir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Troilos, Priamos ile Hekabe'nin en küçük oğlu, Troyalı prens.<br />
İlyada'da savaştan önce öldüğü söylenmişse de nasıl olduğu anlatılmamıştır. Kehanete gore Troilos yetişkinliğe ulaşırsa, Troya asla ele geçirilemeyecekti. Truva savaşından önce, kız kardeşi Polyksene ile yaptığı bir gezi sırasında, Pallas Athena'nin kehaneti anlattığı ve Truva'nın daha kolay alınması için öldürmesini söylediği Akhilleus'un takibi sonucu kaçtığı Apollon Tapınağı'nda yine Akhilleus tarafından başı kesilerek öldürülmüş, bedeni parçalanmıştır. Troilos eğer yetişkin olsaydı, tarihin gördüğü ve göreceği en büyük savaşçı olacaktı. Oğlu Turcus ise Orta çağ'da yaygın bir inanışa göre Truva yıkıldıktan sonra Orta Asya'ya giderek Türk ulusunun temellerini atmıştır. Fatih Sultan Mehmet ile kardinal İsidore arasındaki mektuplaşmalarda bu meseleye değinilmiştir.<br />
<br />
Akhilleus'un ölümüne, Hubris'e karşı işlediği bu suçtan dolayı Paris'in attığı oka yön veren Apollon'nun sebep olduğu söylenir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Adsullata Kimdir? | Kelt Mitolojisi]]></title>
			<link>https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4592</link>
			<pubDate>Thu, 04 Sep 2025 02:22:22 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.sanalworld.net/member.php?action=profile&uid=1">TheLost</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4592</guid>
			<description><![CDATA[Kelt mitolojisinde Adsullata, Kelt Kıtasında yer alan, Noricum'daki Sava nehri ile ilişkili bir nehir tanrıçasıdır. Avusturya, Saudörfel'de bulunan tek bir yazıttan bilinenlere dayalı bir ilahtır.<br />
<br />
Sonralarda ise Kelt Galyası'ndan Büyük Britanya'ya gelmiş ve O'nun sıcak rüzgarlar tanrıçası ve Anglo-Kelt güneş tanrıçası Sul'un kökeni olduğuna inanılmıştır.<br />
<br />
Etimoloji<br />
Bu tanrıça İlkel-Kentçe'den türetilmiştir (Ad-sūg-lat-ā). Bu türetme temel anlamda "(allative) sıvı emme" anlamını taşır ki, bu da ulusun bir atasözü olan 'emerek sıvıları elde etmek'ten (pipetler bu duruma örnek verilebilir) gelmiştir. Bu İlkel-Keltçe'nin Romano-İngiliz formu ise yeniden yapılanarak 'Adsuglata' olmuştur]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Kelt mitolojisinde Adsullata, Kelt Kıtasında yer alan, Noricum'daki Sava nehri ile ilişkili bir nehir tanrıçasıdır. Avusturya, Saudörfel'de bulunan tek bir yazıttan bilinenlere dayalı bir ilahtır.<br />
<br />
Sonralarda ise Kelt Galyası'ndan Büyük Britanya'ya gelmiş ve O'nun sıcak rüzgarlar tanrıçası ve Anglo-Kelt güneş tanrıçası Sul'un kökeni olduğuna inanılmıştır.<br />
<br />
Etimoloji<br />
Bu tanrıça İlkel-Kentçe'den türetilmiştir (Ad-sūg-lat-ā). Bu türetme temel anlamda "(allative) sıvı emme" anlamını taşır ki, bu da ulusun bir atasözü olan 'emerek sıvıları elde etmek'ten (pipetler bu duruma örnek verilebilir) gelmiştir. Bu İlkel-Keltçe'nin Romano-İngiliz formu ise yeniden yapılanarak 'Adsuglata' olmuştur]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yayuçı Hanım | Türk Mitolojisi]]></title>
			<link>https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4591</link>
			<pubDate>Thu, 04 Sep 2025 02:22:05 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.sanalworld.net/member.php?action=profile&uid=1">TheLost</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4591</guid>
			<description><![CDATA[Yayuçı Hanım - Türk, Karaçay-Balkar ve Altay mitolojisinde Yaratıcı Tanrıça. Yayguçı veya Zayaçı (Zayuçı, Dayuçı) Hanım olarak da tanınır.<br />
<br />
Nitelikleri<br />
Çocuk yapmaları için insanlara kut (yaşam enerjisi) gönderir. Göğün dördüncü katında yaşar. Yayguçı sözcüğü aynı zamanda Yayuçı Hanım’a bağlı olan yaratıcı ruhların da adıdır. Bu ruhlara Yayaklar (Yayanlar / Yayağanlar) adı da verilir. Tatarlarda Car Cayanı adlı yaratıcı bir ruh vardır.<br />
<br />
Kamlık yaptığı zaman göğün dördüncü katına yükselen şaman, orada "Yayuçı" ile konuşmaya başlar. Bu sırada törene katılan evli erkekler şamana yakın durmaya çalışır, börklerini (şapkalarını) da şamanın davulunun yakınına tutarlar. Bunun nedeni, şamanın aldığı kutun oraya dolması ve böylece çocuklarının olması içindir. Karaçay-Balkarlarda "Yayuçı" adı, Cer Teyri'nin (Yer Tanrı'nın) diğer bir adı olarak "Dayuça" şeklinde korunmuştur.<br />
<br />
Yayaklar<br />
Yayak – Türk ve Altay halk inancında ve şamanizmde yaratıcı ruhlara verilen addır. “Yayaklar” olarak çoğul şekilde kullanılır. Yayguçıya bağlıdırlar. Türk kültüründe Yay’ın kutlu kabul edilmesi bu yaratıcı ruhlarla bağlantılı olabilir. Yayın kıvrık iki ucu tıpkı hilal gibi boğanın boynuzlarını simgeler. Bunlar da güç demektir. Bu varlıkların taşıdıkları yayları bulunur. Sibiryadaki inanca göre Yayay (Yayai)'lar adı verilen ruhlar evi korurlar ve davul şekline girerler (veya davulun koruyucu ruh olurlar).<br />
<br />
Yay ve Önemi<br />
Türklerde yayi kutlu bir silahtır ve büyük önemi vardır. Gökyüzünü sembolize eder. Oğuz Kağan Bozoklar denen oğullarına Altın Yay’ı üçe bölerek vermiştir. (Diğer oğullarına da Üçokları üçe bölmüştür.) Alkım (Gökkuşağı) Altı Yay veya Altı İpli Yay olarak düşünülür. Sözcüğün genişlik anlamı vardır. Yaz sözcüğü ile aynı kökten gelir. Yay/Cay aynı zamanda ilkbahar demektir.<br />
<br />
Etimoloji<br />
(Yay/Yaz) kökünden türemiştir. Yaymak, yaratmak anlamlarına gelir. Yaygaru bahar mevsimi demektir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Yayuçı Hanım - Türk, Karaçay-Balkar ve Altay mitolojisinde Yaratıcı Tanrıça. Yayguçı veya Zayaçı (Zayuçı, Dayuçı) Hanım olarak da tanınır.<br />
<br />
Nitelikleri<br />
Çocuk yapmaları için insanlara kut (yaşam enerjisi) gönderir. Göğün dördüncü katında yaşar. Yayguçı sözcüğü aynı zamanda Yayuçı Hanım’a bağlı olan yaratıcı ruhların da adıdır. Bu ruhlara Yayaklar (Yayanlar / Yayağanlar) adı da verilir. Tatarlarda Car Cayanı adlı yaratıcı bir ruh vardır.<br />
<br />
Kamlık yaptığı zaman göğün dördüncü katına yükselen şaman, orada "Yayuçı" ile konuşmaya başlar. Bu sırada törene katılan evli erkekler şamana yakın durmaya çalışır, börklerini (şapkalarını) da şamanın davulunun yakınına tutarlar. Bunun nedeni, şamanın aldığı kutun oraya dolması ve böylece çocuklarının olması içindir. Karaçay-Balkarlarda "Yayuçı" adı, Cer Teyri'nin (Yer Tanrı'nın) diğer bir adı olarak "Dayuça" şeklinde korunmuştur.<br />
<br />
Yayaklar<br />
Yayak – Türk ve Altay halk inancında ve şamanizmde yaratıcı ruhlara verilen addır. “Yayaklar” olarak çoğul şekilde kullanılır. Yayguçıya bağlıdırlar. Türk kültüründe Yay’ın kutlu kabul edilmesi bu yaratıcı ruhlarla bağlantılı olabilir. Yayın kıvrık iki ucu tıpkı hilal gibi boğanın boynuzlarını simgeler. Bunlar da güç demektir. Bu varlıkların taşıdıkları yayları bulunur. Sibiryadaki inanca göre Yayay (Yayai)'lar adı verilen ruhlar evi korurlar ve davul şekline girerler (veya davulun koruyucu ruh olurlar).<br />
<br />
Yay ve Önemi<br />
Türklerde yayi kutlu bir silahtır ve büyük önemi vardır. Gökyüzünü sembolize eder. Oğuz Kağan Bozoklar denen oğullarına Altın Yay’ı üçe bölerek vermiştir. (Diğer oğullarına da Üçokları üçe bölmüştür.) Alkım (Gökkuşağı) Altı Yay veya Altı İpli Yay olarak düşünülür. Sözcüğün genişlik anlamı vardır. Yaz sözcüğü ile aynı kökten gelir. Yay/Cay aynı zamanda ilkbahar demektir.<br />
<br />
Etimoloji<br />
(Yay/Yaz) kökünden türemiştir. Yaymak, yaratmak anlamlarına gelir. Yaygaru bahar mevsimi demektir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yaz Han | Türk Mitolojisi]]></title>
			<link>https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4590</link>
			<pubDate>Thu, 04 Sep 2025 02:21:44 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.sanalworld.net/member.php?action=profile&uid=1">TheLost</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4590</guid>
			<description><![CDATA[Yaz Han - Türk ve Altay mitolojisinde Yaz Tanrısı. Yay (Caz) Han da denir. Yaz mevsiminin tanrısıdır. Bu mevsimi düzenler ve zamanında başlayıp zamanında sona ermesini sağlar. Yazın gerçekleşecek olayları belirler. Yayla (Yazla) köylerini korur.<br />
<br />
Etimoloji<br />
(Yaz/Yay) kökünden türemiştir. Sıcaklık ve yaratıcılık, otlak anlamları vardır. İlkbahar ise anı kökten gelen Cay kelimesi ile ifade edilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Yaz Han - Türk ve Altay mitolojisinde Yaz Tanrısı. Yay (Caz) Han da denir. Yaz mevsiminin tanrısıdır. Bu mevsimi düzenler ve zamanında başlayıp zamanında sona ermesini sağlar. Yazın gerçekleşecek olayları belirler. Yayla (Yazla) köylerini korur.<br />
<br />
Etimoloji<br />
(Yaz/Yay) kökünden türemiştir. Sıcaklık ve yaratıcılık, otlak anlamları vardır. İlkbahar ise anı kökten gelen Cay kelimesi ile ifade edilir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Pan Gu]]></title>
			<link>https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4589</link>
			<pubDate>Thu, 04 Sep 2025 02:21:19 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.sanalworld.net/member.php?action=profile&uid=1">TheLost</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4589</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><a href="https://www.hizliresim.com/39dzy1w" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u"><img src="https://i.hizliresim.com/39dzy1w.jpg" loading="lazy"  width="336" height="500" alt="[Resim: 39dzy1w.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span></span></a><br />
</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">Pan Gu,Pangu veya Pan-gu olarak da yazılır; Çin mitolojisindeki hakim yaratılış mitlerine göre evrenin yaratıcısı, ilk varlık. Pan Gu'ya ilişkin mite ilk yer veren yazar Üç Krallık döneminden, Xu Zheng'dir .</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">Taoist gelenek kökenli olan Pan Gu genellikle kaba tüylere sahip, sakallı bir biçimde betimlenir. Sıklıkla betimlemelerde bir çekice sahiptir.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">Pan Gu'nun ortaya çıkışına dair iki mit vardır. Bunlardan bir tanesi önemli bir yaratılış mitidir ve kendisinden önce hâkim konumda bulunan ve genel kabul görmüş çeşitli yaratılış mitleri karşısından güç kazanmış ve zamanla Çin mitolojisinde hâkim konuma geçmiştir. İlgili yaratılış mitine göre başlangıçta sadece kaos vardı. Şekilsiz olan kaos zaman içinde bir kozmik yumurta oluşturacak şekle gelir. Daha sonra bu kozmik yumurtanın içinde Pan Gu büyümeye başlar ve iyice büyüdüğünde parçalayarak yumurtadan çıkar.</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><a href="https://www.hizliresim.com/39dzy1w" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u"><img src="https://i.hizliresim.com/39dzy1w.jpg" loading="lazy"  width="336" height="500" alt="[Resim: 39dzy1w.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span></span></a><br />
</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">Pan Gu,Pangu veya Pan-gu olarak da yazılır; Çin mitolojisindeki hakim yaratılış mitlerine göre evrenin yaratıcısı, ilk varlık. Pan Gu'ya ilişkin mite ilk yer veren yazar Üç Krallık döneminden, Xu Zheng'dir .</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">Taoist gelenek kökenli olan Pan Gu genellikle kaba tüylere sahip, sakallı bir biçimde betimlenir. Sıklıkla betimlemelerde bir çekice sahiptir.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">Pan Gu'nun ortaya çıkışına dair iki mit vardır. Bunlardan bir tanesi önemli bir yaratılış mitidir ve kendisinden önce hâkim konumda bulunan ve genel kabul görmüş çeşitli yaratılış mitleri karşısından güç kazanmış ve zamanla Çin mitolojisinde hâkim konuma geçmiştir. İlgili yaratılış mitine göre başlangıçta sadece kaos vardı. Şekilsiz olan kaos zaman içinde bir kozmik yumurta oluşturacak şekle gelir. Daha sonra bu kozmik yumurtanın içinde Pan Gu büyümeye başlar ve iyice büyüdüğünde parçalayarak yumurtadan çıkar.</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ağaç Ana]]></title>
			<link>https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4588</link>
			<pubDate>Thu, 04 Sep 2025 02:20:58 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.sanalworld.net/member.php?action=profile&uid=1">TheLost</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4588</guid>
			<description><![CDATA[Ağaç Ana - Türk mitolojisinde ve halk kültüründe Ağaç Tanrıça. Farklı şivelerde Ağaç (Ağaş, Ağas, Yağaç, Yığaç, Cığaç, Eves) Ana olarak da bilinir. Moğolcada Mod ve Modun (Modon) Eçe olarak söylenir.<br />
<br />
Özellikler<br />
<br />
Yerle göğü birbirine bağlayan yaşam ağacı Ulu Kayın’ı (Bay Terek’i) korur. Bazı Türk boyları ağaçtan türediklerine inanırlar. Örneğin bir boyun adı olan Kıpçak kelimesi, “Ağaç Kovuğu” demektir. Kıpçak’ı annesi, bir adanın ortasında bulunan ağacın kovuğunda doğurmuştur. Kıpçaklar da onun soyundan türemişlerdir. Aslında ağaç kovuğunun içerisinde yer alan kadın motifinin sonraki çağlarda, söylenceyi daha gerçekçi bir hale getirmek için oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Daha eski dönemlerde doğrudan ağaçtan doğma şeklinde bir anlayışın varolduğu rahatlıkla söylenebilir ve buradaki ağaç da aslında sıradan bir ağaç olmayıp, Ulu Kayın’dır. Çünkü o, tüm yaşamı ve doğurganlığı simgelemektedir. Bir benzetim yapıldığında Oğuz Han’ın ilk eşinin de Ağaç Ana kavramıyla bağlantılı olduğu görülebilir. Oğuz Han’ın bulduğu bu kız da bir ağacın ortasında oturmaktadır. Ve daha sonra doğurduğu üç oğlundan türeyen Üçoklar adı verilen Türk boylarının anası olarak kabul edilir. Ağaç, soyluluğu da ifade eder. Türk kültüründe büyük ve kovuğu olan ağaçlara saygı duyulur, hatta bu tür ağaçlardan korkulur, içinde Al Anasının (veya Ağaç Ananın) yaşadığına inanılır. Ağaç Ana’yı belirgin bir biçimde Ağaç Ata’dan ayıran en önemli özellik, içinde yaşayan dişi bir varlığın veya kadının bulunması ve onun da doğurgan olmasıdır.<br />
Tükel<br />
<br />
Tükel, Türk halk inancında ağaç evladı, ağaçtan doğduğuna inanılan kişi, ağacın içinden çıkan demektir. Sözcük; dikilmek, tamlık ve bütünlük belirtir.<br />
Etimoloji<br />
<br />
(Ağ/Ak) kökünden türemiştir. Değişik türleri bulunan odunsu bitki. Ağmak (yukarı çıkmak) fiiliyle bağlantılıdır. Uzamak anlamı taşır. Bu bağlamda göğe doğru olmayı belirtir. Ağacın kutluluğu belik de göğe doğru yükseliyor olmasından kaynaklanır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ağaç Ana - Türk mitolojisinde ve halk kültüründe Ağaç Tanrıça. Farklı şivelerde Ağaç (Ağaş, Ağas, Yağaç, Yığaç, Cığaç, Eves) Ana olarak da bilinir. Moğolcada Mod ve Modun (Modon) Eçe olarak söylenir.<br />
<br />
Özellikler<br />
<br />
Yerle göğü birbirine bağlayan yaşam ağacı Ulu Kayın’ı (Bay Terek’i) korur. Bazı Türk boyları ağaçtan türediklerine inanırlar. Örneğin bir boyun adı olan Kıpçak kelimesi, “Ağaç Kovuğu” demektir. Kıpçak’ı annesi, bir adanın ortasında bulunan ağacın kovuğunda doğurmuştur. Kıpçaklar da onun soyundan türemişlerdir. Aslında ağaç kovuğunun içerisinde yer alan kadın motifinin sonraki çağlarda, söylenceyi daha gerçekçi bir hale getirmek için oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Daha eski dönemlerde doğrudan ağaçtan doğma şeklinde bir anlayışın varolduğu rahatlıkla söylenebilir ve buradaki ağaç da aslında sıradan bir ağaç olmayıp, Ulu Kayın’dır. Çünkü o, tüm yaşamı ve doğurganlığı simgelemektedir. Bir benzetim yapıldığında Oğuz Han’ın ilk eşinin de Ağaç Ana kavramıyla bağlantılı olduğu görülebilir. Oğuz Han’ın bulduğu bu kız da bir ağacın ortasında oturmaktadır. Ve daha sonra doğurduğu üç oğlundan türeyen Üçoklar adı verilen Türk boylarının anası olarak kabul edilir. Ağaç, soyluluğu da ifade eder. Türk kültüründe büyük ve kovuğu olan ağaçlara saygı duyulur, hatta bu tür ağaçlardan korkulur, içinde Al Anasının (veya Ağaç Ananın) yaşadığına inanılır. Ağaç Ana’yı belirgin bir biçimde Ağaç Ata’dan ayıran en önemli özellik, içinde yaşayan dişi bir varlığın veya kadının bulunması ve onun da doğurgan olmasıdır.<br />
Tükel<br />
<br />
Tükel, Türk halk inancında ağaç evladı, ağaçtan doğduğuna inanılan kişi, ağacın içinden çıkan demektir. Sözcük; dikilmek, tamlık ve bütünlük belirtir.<br />
Etimoloji<br />
<br />
(Ağ/Ak) kökünden türemiştir. Değişik türleri bulunan odunsu bitki. Ağmak (yukarı çıkmak) fiiliyle bağlantılıdır. Uzamak anlamı taşır. Bu bağlamda göğe doğru olmayı belirtir. Ağacın kutluluğu belik de göğe doğru yükseliyor olmasından kaynaklanır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Arçuri]]></title>
			<link>https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4587</link>
			<pubDate>Thu, 04 Sep 2025 02:20:35 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.sanalworld.net/member.php?action=profile&uid=1">TheLost</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.sanalworld.net/showthread.php?tid=4587</guid>
			<description><![CDATA[Çuvaşların inançlarına göre orman ruhu denilen şeytani bir varlık. Uzun saçlı, kara görünümlü ve bütün vücudu tüylerle kaplıdır. İkisi önde, ikisi arkada olmak üzere dört gözü, üç eli ve üç ayağı vardır.<br />
<br />
Paasonen Sözlüğünde uzun boyu, yere değecek kadar uzun saçları şeklinde tanımlanır. İri, uzun ve sallanan göğüslerini omuzları üzerinden geriye doğru atar. Ancak erkek görünümünde de tasavvur edilir. İnançlara göre bu ruh, insanı öldürmez; bedenine zarar verir.<br />
<br />
Arçuri, Çuvaş inançlarında Hıristiyanlığın kabulünden sonra kötü bir ruh olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Avın uğurlu geçip geçmemesi onun elindeydi. Ormanda onu rahatsız edici bir sesle birbirlerini çağıranları aklında tutar, sonra yakalayıp gıdıklayarak öldürürdü. Kurban isteyen bu varlığı rahatsız etmek tehlikeli olurdu. At sırtında dolaşmaktan hoşlanan bu varlığa bazen su kenarlarında da rastlanılırdı. Değişkenlik becerisiyle istediğinde ak sakallı adam, istediğinde balina olabilen bu varlık göz açıp kapatıncaya kadar birçok nesneye dönüşebilirdi. En çok hoşlandığı ise tokat sesine benzeyen sesiyle ürpertici bir kahkaha atarak insanları çağırmak. Eğer birisi dönüp bakarsa bu sese, bakanı yer. Zamansız ölenlerin veya eceliyle ölmeyenlerin ruhlarının öldükten sonra Arçuri'ye dönüştüğüne inanılır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Çuvaşların inançlarına göre orman ruhu denilen şeytani bir varlık. Uzun saçlı, kara görünümlü ve bütün vücudu tüylerle kaplıdır. İkisi önde, ikisi arkada olmak üzere dört gözü, üç eli ve üç ayağı vardır.<br />
<br />
Paasonen Sözlüğünde uzun boyu, yere değecek kadar uzun saçları şeklinde tanımlanır. İri, uzun ve sallanan göğüslerini omuzları üzerinden geriye doğru atar. Ancak erkek görünümünde de tasavvur edilir. İnançlara göre bu ruh, insanı öldürmez; bedenine zarar verir.<br />
<br />
Arçuri, Çuvaş inançlarında Hıristiyanlığın kabulünden sonra kötü bir ruh olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Avın uğurlu geçip geçmemesi onun elindeydi. Ormanda onu rahatsız edici bir sesle birbirlerini çağıranları aklında tutar, sonra yakalayıp gıdıklayarak öldürürdü. Kurban isteyen bu varlığı rahatsız etmek tehlikeli olurdu. At sırtında dolaşmaktan hoşlanan bu varlığa bazen su kenarlarında da rastlanılırdı. Değişkenlik becerisiyle istediğinde ak sakallı adam, istediğinde balina olabilen bu varlık göz açıp kapatıncaya kadar birçok nesneye dönüşebilirdi. En çok hoşlandığı ise tokat sesine benzeyen sesiyle ürpertici bir kahkaha atarak insanları çağırmak. Eğer birisi dönüp bakarsa bu sese, bakanı yer. Zamansız ölenlerin veya eceliyle ölmeyenlerin ruhlarının öldükten sonra Arçuri'ye dönüştüğüne inanılır.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>